Ozon tabakasından güzel haber: İyileşme süreci devam ediyor

Bilim insanları, canlıları Güneş’ten gelen zararlı ultraviyole ışınlarına karşı koruyan ozon tabakasının iyileşmeye başladığını açıkladı.

 

Bilim insanları, ozon tabakasına zarar veren CFC (Klorofloro karbonlar) gazlarında sürekli bir düşüşün yeniden başladığını açıkladı. Parfümler, klimalar, buzdolapları, egzoz dumanı aracılığıyla  atmosfere yayılan CFC gazları ozon ile tepkimeye girerek, ozon tabakasının delinmesine yol açıyor.

Bununla birlikte 2018’de yayınlanan atmosferik ölçümler, Doğu Çin’de yasadışı olarak  CFC üretildiğini göstermişti. Ancak son çalışma, üretim durduğunu ve ozon tabakasının iyileşme sürecinin yeniden başladığın koydu.

 

Ozon tabakası hayati önem taşıyor

Ozon tabakası Güneş’ten gelen ultraviyole radyasyonun çoğunu emiyor ve atmosferin üst kısmında yer alıyor. Tabakanın zarar görmesi, UV radyasyonunun daha fazlasının yeryüzüne ulaşarak  insanlara ve diğer canlılara zarar verebileceği anlamına geliyor. Oldukça tehlikeli olan UV ışınları canlıların DNA’sına zarar verebiliyor ya da cilt kanseri gibi ölümcül hastalıklara yol açabiliyor.

Diğer taraftan, CFC’lerin ozon tabakasını yok etmedeki rolü 1980’lerden beri biliniyor. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından birkaç yıldır yürütülen çalışmalara dayanan araştırmanın sonuçları Nature dergisinde iki ayrı makalede yayınlandı.

İlk makale, bir CFC türü olan trikloroflorometanın (CFC-11) küresel emisyonlarının, 2019’da CFC üretimine yönelik küresel yasakla tutarlı bir oranda azaldığını ortaya koydu. 1987’de kabul edilen Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Montreal Protokolü’ne 2019’da CFC’lerin üretimini önleyen uluslarası bir madde eklendi. Anlaşmayı Türkiye’nin de dahil olduğu yaklaşık 200 ülke imzalamıştı.

 

2018’de iyileşme durakladı

Bristol Üniversitesi’nden konuya ilişkin açıklama yapan atmosfer bilimcisi Dr. Luke Western, “İşler planlandığı gibi gidiyordu. Ancak, 2018’de yapılan bir araştırma, atmosferdeki CFC konsantrasyonunun beklediğimiz kadar hızlı düşmediğini ortaya koydu. Neler olduğunu bilmek istedik. Dahil olduğum çalışma, ekstra CFC-1 ‘in esas olarak Doğu Çin’den geldiğini gösterdi” ifadelerini kullandı.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir