Connect with us

GÜNDEM

Kıbrıs Vakıflar İdaresi “1601- 1609 Mahkeme Tutanakları”nı Yayımladı

Published

on

Kıbrıs Vakıflar İdaresi, kendi arşivinde bulunan ve Kıbrıs’ın tarihiyle ilgili önemli bilgileri içeren iki cilt “1601 – 1609 yılları Mahkeme Tutanakları”nı yayımladı. Kıbrıs’la ilgili olarak 1601-1609 yılları arasındaki mahkemeye intikal etmiş davaları ve Ada’nın idaresi ile ilgili hükümleri konu alan bu kitapta, bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış o yılların yaşamı ile ilgili birçok bilgiye rastlamak mümkün oldu. Her biri 500, toplamda 1.000 sayfadan oluşmaktadır. 2 cilt halinde yayımlanan kitapta konuyla ilgili olarak özgün 109 tablo ve 43 harita bulunmaktadır.

 

Bu kitaplar, 2005-2007 yılları arasında Kıbrıs Vakıflar İdaresi ile Türk Arşivciler Derneği arasında yapılan çalışmanın neticesinde ortaya çıkmıştır. 2005 – 2007 yılları arasında yapılan bu çalışma; KKTC Cumhurbaşkanlığı, KKTC Başbakanlığı ve TC. Lefkoşa Büyükelçiliği himayelerinde yürütülmüştür. Bu süre zarfında başta Mustafa SERİN olmak üzere Hasan ÇAĞLAR’a, Necati KURT’a, Nedim PAKIRDAĞ’a, Murat BİLGİN’e Sabri ATAY’a ve Yaşar CELEP’e bütün katkıları için teşekkür ederiz. Prof. Dr. Soyalp TAMÇELİK ve Mustafa Kemal KASAPOĞLU’na da bu bulguları kitap halinde yayınlamaya hazırladıkları için teşekkür ediyoruz.

 

Kıbrıs’ın Osmanlı dönemi sosyal, ekonomik, hukuki, idari, yerleşim birimleri, köy sayıları, terk edilen ve günümüze kadar gelen köylerin listesi bölgelere ve köylere göre nüfus sayısı, Ada’nın genel nüfusu, yiyecek-içecek ürünleri, tatlı çeşitleri, süt ürünleri, Ada’da görev alanların unvanları, meslek grupları, buğday-arpa üretimi, vergi çeşitleri, Ada’da iskân meselesi, ev ve ev mimarisi, narha tâbi ürünler ve değerleri, Kıbrıs’ta kullanılan para birimleri ve kıymeti, Mevlevi Tekkesi’nin yeri, orada görev yapanların maaşları ve dinî ritüellerde kullanılan enstrümanların çeşitleri, günlük hayatta kullanılan ev eşyaları ve çeşitleri, kişisel kıyafetler ve giyim ürünleri, ev ve diğer mülk satışlarının ekonomik değeri, 16 nahiyeye bağlı köylerin ve mahallelerin adları, hane sayıları ve bu bölgelerde yaşayan nüfusun tahmini miktarı, Ada’da üretilen yaş sebze ve kuru tarım ürünleri, bunların nerede ve ne kadar üretildiği gibi hususlar bütün açıklığı ile ilk kez gün yüzüne çıkmış ve birincil kaynaklardan tespit edilmiş oldu. Buna göre kitapta Kıbrıs tarihi ve Osmanlı dönemiyle ilgili dikkate değer bilgiler şu şekildedir:

 

  • Kıbrıs’ta kazalara bağlı köylerin ve mahallelerin sayısı ve tahmini nüfusu:

Baf’ta 15, Gilan’da 13, Girne’de 12, Leymesun’da 1, Piskopi’de 15, Mağusa’da 21 ve Lefkoşa’da 15, toplamda ise 92 mahallenin var olduğu, kazalara bağlı köylerin sayısı ise Baf’ta 78, Omorfo’de 36, Evdim’de 28, Gilan’da 30, Girne’de 58, Hirsofi’de 64, Karpas’ta 50, Kukla’da 33, Lefke’de 86, Leymesun’da 67, Piskopi’de 25, Mağusa’da 12, Pendaya’da 50, Tuzla’da 67, Mesarya’da 87, Lefkoşa’da 113, toplamda ise 886 köyün var olduğu,

Baf’ta 1.834, Omorfo’de 944, Evdim’de 1.410, Gilan’da 1.079, Girne’de 1.016, Hirsofi’de 1.313, Karpas’ta 1.855, Kukla’da 866, Lefke’de 2.393, Leymesun’da 2.282, Piskopi’de 610, Mağusa’da 336, Pendaya’de 1.495, Tuzla’da 1.789, Mesarya’da 2.679 ve Lefkoşa’da 2.251, toplamda ise köylerde 24.152 hanenin var olduğu,

Baf’ta 9.170, Omorfo’da 4.720, Evdim’de 7.050, Gilan’da 5.395, Girne’de 5.080, Hirsofi’de 6.565, Karpas’ta 9.275, Kukla’da 4.330, Lefke’de 11.965, Leymesun’da 11.410, Piskopi’de 3.050, Mağusa’da 1.680, Pendaya’da 7.475, Tuzla’da 8.945, Mesarya’da 13.395 ve Lefkoşa’da 11.255, toplamda ise her hanenin 5 kişi olabileceğinden hareketle köylerde 120.760 kişinin yaşadığı,

Baf’ta 289, Gilan’da 461, Girne’de 434, Leymesun’da 53, Piskopi’de 454, Mağusa’da 787 ve Lefkoşa’da 252, toplamda ise mahallelerde 2.730 hane olduğu,

Baf’ta 1.445, Gilan’da 2.305, Girne’de 2.170, Leymesun’da 265, Piskopi’de 2.270, Mağusa’da 3.935 ve Lefkoşa’da 1.260, toplamda ise her hanenin 5 kişi olabileceğinden hareketle mahallelerde 13.650 kişinin yaşadığı,

Baf’ta 2.123, Omorfo’da 944, Evdim’de 1.410, Gilan’da 1.540, Girne’de 1.450, Hirsofi’de 1.313, Karpas’ta 1.855, Kukla’da 866, Lefke’de 2.393, Leymesun’da 2.335, Piskopi’de 1.064, Mağusa’da 1.123, Pendaya’da 1.495, Tuzla’da 1.789, Mesarya’da 2.679 ve Lefkoşa’da 2.503, toplamda ise köy ve mahallelerde 26.882 hane olduğu,

Baf’ta 10.615, Omorfo’da 4.720, Evdim’de 7.050, Gilan’da 7.700, Girne’de 7.250, Hirsofi’de 6.565, Karpas’ta 9.275, Kukla’da 4.330, Lefke’de 11.965, Leymesun’da 11.675, Piskopi’de 5.320, Mağusa’da 5.615, Pendaya’da 7.475, Tuzla’da 8.945, Mesarya’da 13.395 ve Lefkoşa’da 12.515, toplamda ise her hanenin 5 kişi olabileceğinden hareketle köy ve mahallelerde 134.410 kişinin yaşadığı, bundan hareketle bu dönemde Ada nüfusunun yaklaşık 134 bin olduğu,

  • Kıbrıs’ta üretilen veya yetiştirilen yiyecekler:

Ades (mercimek), hıyâr, peynir-i tulum/tulum peyniri, Ahlad emrûdı, hubz, peynir-i yaş, arpa, hubz-ı çakar, pirinc, asel, hubz-ı hâss, pişmâniye, ayva, hurma, revgan-ı sâde, badem, hurma-ı balcı, revgan-ı zeyt, bademli (tatlı), incir, rûgan, baklava, incir Galata, savaklı pişmâniye, bal, incir tâze, sîb (elma), balık, incir-i Deftera, siyâh üzüm, balık tâze/tâze balık, incir-i Galata, soğan, balık-ı yılan, incir-i kurı, su, basturma, İstanbulî (tatlı), sucuk, basturma-i keçi, kabak, sucuk-ı cevzî, besal, kadayıf, sucuk-ı kefser, biber, kâhî halka, susamlı helvâ, biber-i sürh, kahve, sükker, börek, karbuz, sükker balı, börek-i tâbe, kavun, sürh kavun, buğday, kayısı, süt, ceviz/cevzî, susam/simsim, süt kâse-i sagîr, cevizlü börek, kaymak, şa‘riyye, cevizlü helvâ, kaymak-ı lebeni, şaîr, cevzî sucuk, kebâb, şalgam, ekşili enâr, kendir, şeftali/şeftâlu, elma tâze, kereviz, şem‘-i asel, emrûd, kızıl üzüm, şem‘-i revgan-ı gilan, emrûd-ı beyâz, kızıl üzüm-i şam, şıra, enâr, kiraz, şîr-den tolması, enâr tatlu, kuzı, şîr-den/şîr-dân/şîrden, enâr-ı turşı, lahana, şîr-i rûgan/şîrûgan, erik, lahana tolması, şiş kebâb, erik siyâh, lahm, tahîn, fasulye, lahm-ı kuzı, tava böreği, fındık, leben, tava pişmâniye, fındık tâze, leblebi, tereyağı, halka, leblebi-i has, tolma, halka-[y]ı beyâz, leblebi-i mısır, turşı, halkacıklı, limon, üzüm, hamr, limon-ı ferik, üzüm-ı siyâh, harnûb, limon-ı kebîr, üzüm tâze/tâze üzüm, havuc, mercimek, üzüm-ı Dersim, havyar, mısır, üzüm-i sürh, hellüm, milh, yoğurt, helvâ, nişasta, yoğurt çanak, helvâ-[y]ı haleb, nohud, yoğurt desti, helvâ-[y]ı harnûb, pekmez, zerdali, helvâ-[y]ı İstanbulî, pekmez-i ayıntâb, zeyt, helvâ-[y]ı simsim, helvâ-[y]ı susamlı, pekmez-i harnûb, zeyt yağı, helvâ-[y]ı zülbiye, pekmez-i üzüm, zeytûn, hınta, peynir ve zülbiye gibi 153 çeşit yiyeceğin olduğu,

  • Sebze çeşitleri:

Besal (soğan), havuç, kereviz, biber, hıyar, lahana, kırmızı biber, kabak, soğan, fasulye, kendir ve şalgam gibi 12 sebze çeşidinin yetiştirildiği,

  • Kahvaltılık çeşitleri:

Asel, kaymak-ı lebeni, peynir-i yaş, hellüm, leben, tereyağı, hıyar, peynir, zeyt/zeytûn, kaymak ve peynir-i tulum/tulum peyniri gibi 11 çeşit kahvaltılık yiyeceğin bulunduğu,

  • Börek çeşitleri:

Börek, halka, kâhî halka, börek-i tâbe, halka-[y]ı beyâz, tava böreği, cevizlü, börek ve halkacıklı gibi 8 börek çeşidinin olduğu,

  • Süt ve süt ürünleri:

Hellüm, peynir, tulum peyniri, kaymak, peynir-i tulum, yoğurt, kaymak-ı lebeni, peyniri yaş, yoğurt çanak, leben, tereyağı ve yoğurt desti gibi 12 çeşit süt ürününün bulunduğu,

  • Tatlı çeşitleri:

Asel (bal), helvâ-[y]ı simsim/helvâ-[y]ı susamlı/susamlı helvâ, sucuk, bademli, helvâ-[y]ı zülbiye, sucuk-ı kefser, baklava, İstanbulî (tatlı), sükker, kadayıf, sükker balı, cevizlü helvâ, pekmez, şem‘-i asel, cevzî sucuk/sucuk-ı cevzî, pekmez-i Ayıntâb, şem‘-i revgan-ı Gilan, helvâ, pekmez-i harnûb, tahîn, helvâ-[y]ı Haleb, pekmez-i üzüm, tava pişmâniye, helvâ-[y]ı harnûb, pişmâniye, zülbiye, helvâ-[y]ı İstanbulî ve savaklı pişmâniye gibi 28 çeşit tatlı ürününün var olduğu,

  • Tahıl çeşitleri:

Ades (mercimek), simsim, arpa, mısır, susam, nohut, şaîr (arpa), hınta (buğday) ve pirinç gibi 9 çeşit tahıl ürününün üretildiği,

  • İçecek çeşitleri:

Hamr (şarap), su, şalgam, kahve, süt ve şıra gibi 6 çeşit içecek türünün var olduğu,

  • Unlu mamul çeşitleri:

Ekmek, hubz, hubz-ı hâss, nişasta, hubz-ı çakar ve şa‘riyye gibi 6 çeşit unlu mamul üretildiği,

  • Balık çeşitleri:

Balık, yılan balığı, taze balık ve havyar gibi balık çeşitlerinden bahsedildiği,

  • Kurutulmuş yiyecek çeşitleri:

Basturma (pastırma), incir-i kurı, leblebi-i has, basturma-i keçi, leblebi ve leblebi-i mısır gibi 6 çeşit kurutulmuş yiyecek olduğu,

  • Yaş meyve çeşitleri:

Harnûb, limon-ı kebîr, ayva, hurma, sîb (elma), badem, hurma-ı balcı, siyâh üzüm, ceviz/cevzî, incir, kavun, dut, incir tâze, şeftali/şeftâlu, ekşili enâr, incir-i Deftera, tâze üzüm/üzüm tâze, elma tâze, incir-i Galata, üzüm, emrûd, karbuz, üzüm-ı siyâh, emrûd-ı beyâz, kavun, üzüm-ı Dersim, enâr, kayısı, üzüm-i kara, enâr tatlu, kızıl üzüm, üzüm-i sürh, erik, kızıl üzüm-i Şam, üzüm-i yaş/yaş üzüm, erik siyâh, kiraz, zerdali, fındık, limon, zeytûn, fındık tâze ve limon-ı ferik gibi 43 yaş meyve çeşidinin yetiştirildiği,

  • Turşu çeşitleri:

Enâr-ı turşı ve turşı gibi ürünlerden söz edildiği,

  • Yemek ve kebap çeşitleri:

Kebâb, lahm-ı kuzı, şiş kebâb, kuzı, şîr-den tolması, tolma, lahm ve şîr-den/şîr-dân/şîrden gibi 8 çeşit etli yemek ve kebabın var olduğu,

  • Yağ çeşitleri:

Revgan-ı sâde, şîr-i rûgan/şîrûgan, zeyt yağı, revgan-ı zeyt, tereyağı ve şem‘-i revgan gibi 6 yağ çeşidinin kullanıldığı,

  • Narha konu olan ürünler:

Ades (mercimek), Ahlat armudu, armut, arpa, Ayıntap pekmezi, ayva, badem, bahçe hıyarı, baklava, bal (asel), bal şekeri, balcı hurması, ballacı kendiri, balmumu, basel (soğan), beyaz armut, beyaz halka, beyaz halkalı tatlı, beyaz keten, beyaz mertek, biber, börek, buğday, ceviz, cevizli börek, cevizli helva, cevizli sucuk, çanak yoğurt, çarkıfelek, çıralı iyi mertek, Deftera inciri, Dersim üzümü, ekmek, ekşi nar, erik, ev ekmeği, fasulye, fındık, Galata inciri, Gilan balmumu yağı, gül, Gürcü sabunu, Halep helvası, halka böreği, halkacı zülbiye (bademli), halkalı zülbiye, harnup, harnup helvası, harnup pekmezi, has ekmek, has leblebi, havuç, havyar, hellim, hubz (ekmek), hurma, incir, ipek yorgan, İstanbul helvası, kabak, kadayıf, kano tahta, kara üzüm, karpuz, kavun, kayısı zerdali, kaymak, keçi pastırması, kendir, kendir urganı, kereviz, kevser sucuğu, kızıl biber, kızıl kavun, kızıl üzüm, kiraz, Kudüs sabunu, kuru incir, kuzu eti, küçük tahta, kütük, lahana, lahana dolması, leblebi, limon, mercimek, mısır leblebisi, nar turşusu, nişasta, nohut, olgun limon, orta tahta, oturakçı sabunu, pamuk (penbe), pastırma, patlıcan, pekmez, pirinç, pişmaniye, sabun, sade yağ (revgan-ı sâde), savaklı pişmaniye, siyah erik, siyah keten, siyah üzüm, soğan, sucuk, susam yağı (şîr-i rûgan/şîrûgan), susamlı helva, süt (leben), süt kaymağı, şalgam, Şam kızıl üzümü, şeftali, şehriye, şirdan dolması, şiş kebabı, tahin, tatlı nar, tava böreği (tâbe), tava pişmaniye, taze balık, taze elma, taze fındık, taze incir, taze üzüm, tereyağı, testi yoğurt, Trablus sabunu, tulum peyniri, tuz (milh), üzüm, üzüm (taze), üzüm pekmezi, yaş peynir, yaş üzüm, yılan balığı, yoğurt, zerdali, zeytin yağı, zülbiye ve zülbiyeli helva gibi 142 çeşit narha konu ürününün var olduğu,

  • Tatlandırıcı çeşitleri:

Milh (tuz) ve sükker (şeker) gibi 2 çeşit tatlandırıcının kullanıldığı,

  • Büyük ve küçük baş hayvan çeşitleri:

Dabbe (yük ve binek hayvanı), (kara) sığır, camız, manda, inek, dana, keçi, koyun, at, tavşan, öküz, katır, kuzu, oğlak, davar ve hanazir (domuz) gibi 16 çeşit hayvan türünün adı geçtiği,

  • Yetiştirilen arpa ve buğday miktarı:

Mesarya’da 2.679, Lefke’de 2.393.5, Leymesun’da 2.282, Lefkoşa’da 2.251, Karpas’ta 1.855, Baf’ta 1.834, Tuzla’da 1.789, Pendaya’da 1.495, Evdim’de 1.410, Hirsofi’de 1.313, Gilan’da 1.079, Girne’de 1.016, Omorfo’da 944, Kukla’da 866, Piskopi’de 610 ve Mağusa’da 336, toplamda ise 24.152,5 kile arpa ve buğday toplandığı,

  • Günlük hayatta kullanılan ev eşyaları ve çeşitleri:

Kalîçe, sahan-ı kebîr, alaca çâr-şeb, kantar, alaca kilîm, kapak, alaca peşkîr, kapaklı tas, atlâs yasdûk, kâse, bakraç, sandûk, balta, sandûk-ı ceviz, bardak, kaşıklık, berber leğeni, beyâz döşeme, sandûk-ı tolab, beyâz hammâm peştemâlı, kavanoz, sârî velense (battaniye), peştemâl, kazgan, sepet, bez torba, kazgan-ı kebîr, bıçak, bıçak-ı sîm, kebçe, kebîr tebsi-[y]i börek, sîm sandûk, bileği, keçe, sini, boğça, kefgîr/kevgîr, sini-yi büzürg, buhurdan, çanak, siyâh çûha, sofra, çâr-şeb-i yatak, kilid, süfre, çarşefelik (çerçevelik), kilîm, sürahi, çekiç, şam‘dân, çengâl, şam‘dân-ı yağ, şiş, çerçi tebsi, tabak, çûha, kirbâs, tâbe, kirbâs yasdûk, iplik, çuvâl, çuvâlduz, kîse/kese, tahta sandûk, desti, kîse/meşin kîse, döşek, kîse ibrik, kumaş yorgan, tas, elek, kumkuma, tas ayaklı, kutı, küb, tas-ı hammâm, küçük leğen, fanus, tava, tava-ı Türk, fincan, kürek, tebsi, leğen, leğen ibrik, tekne, fincan-ı İznik, tekne tası, gümüşlı bıçak, leğen örtüsı, tencere, hadde halı, leğen-i dest, halı, leğen-i hammâm, terâzi, tolab, hammâm döşemesi, torba, tulum, hamam tası, velense, haran, meşʽale, harar, mikrâz, havan, minder, yasdûk, heybe, yasdûk yüzı, hokka-i nuhâs, yasdûk yüzı kumaş, hurde-vât, mum, ibrik, pamuk, yasdûk-ı kadife, penbe, yatak, pesüs, yoğurt destisi, peşkîr, yorgan, yorgan-ı harîr, kahve ibriği, yorgan takımı, yorgan yüzı, kalîçe-i Edirne, rende, kebe, sâbûn kalubı, yüz yasduğı 218 çeşit eşya veya malzemeden söz edildiği,

  • Kişisel kıyafet ve kullanılan eşyalar:

Aba, hamam gömleği, atlâs, hamam peştemâli, atlâs kaftan, hançer, çâkşır, alaca kaftan, harîr, çûha zıbûn, peşkîr-i alaca, heybe, ferâce, zıbûn, ihrâm, mor kürdegî, ihrâm, seccâde, şalvar, araba maa öküz, incü, velense, arakiyye, incü dizi, yağmurluk, arakiyye etek, incülü ve taşlı üç kıta (zincir), ipek, mücevveze, asdar, ipek kaftan, nâfe, iskemlü, bâ-post-ı çakalı minh, kaftan, ok, baş örtüsü, örtü, kaftan alaca-ı Şam, palan, peştemâl, penbe, kaftan-ı resmî, penbe gömlek, bez, peşkir, bez torba, boğça, burma asdar, kalîçe, post, bürgî, kalkan, potur, bürümcek bâş örtüsı, kavuk, raht, cam, kebe, keçe, sansar kürklı ferâce-i sürh, çizme, keçe külâh, çizme-i sürh, keçe-i sagîr, çadur, keçe-i seccâde, çaka, keçe-i şah, çakı, kemer, çâkşır, kemer kılıç, sîm, çâkşır harîr, sîm hançer, kendir, sîm küpe, çâkşır-ı kemhâ, kendir tob, sîm maa pesend raht, kettân, siyâh sîm, çâkşır-ı mor harîr, kılıç, siyâh tolama, çâkşır-ı sürh, kılıc-ı sîm, sof, çember, sof-ı batlıcânî, çuha, kısa yenli sâde, sugra makrame, dikdîk, kirbâs, surnây, dikdîk çuha, kirbâs çadur, şalvar, kîse, tavşan kürklı, dizlik, kîse pür ahenk, tesbîh, dizlik maa keçe, tesbîh-i billur, dülbend, kollı aba, tolama, dülbend maa kavuk, kudüm, tolama çuha, dülbend örtüsı, kumaş, ton dülbend-i bürgî, kuşak, tonluk, dülbend-i Karamânî, kuşak-ı tiftik, tor, dülbend-i Türkî, kutı, torba, eğreti yelek, kutni, tüfenk, etek, kutni tonluk, tüfenk maa raht, eteklik, kutni-[y]i sürh, uçkur, eteklik kirbâs, külâh, eyer, küpe, usdura, küpe-i zer, üzengi, eyer yayuğı, kürde, kürdegî, üzengi-yi kefere, ferâce çakalı, maa kürk-i çakalı, ferâce kısa yenli, kürk, yağmurluk, ferâce-i mor kısa yakalı, yaka, kürk-i çakalı, yakalı tolama, yasdûk, ferâce-i sürh kısa yenli, kürk kebûd, yay, kürk kebûd, yay maa ok ve kutı, lüʽlü, yelek, lüʽlü hürde, yen, fistan, makrame, kumaş, post-ı tilki, frenkvârî alaca, bez pâresi, tolama kısa yenli, gömlek, boğça, yorgan, yorgan-ı harîr, gömlek-i kettân, zer, gümüş saç bağı, kebe zıbûn, gümüşlı bıçak, gümüşlı raht, zincir, mercan tesbîh, zincir sîm yalduz ve camu, hammâl kaftan ve meşin kîse gibi 248 çeşit kişisel kıyafet ve eşyanın kullanıldığı,

  • Tespit edilen vakıflar:

Sadi Çavuş Vakfı, Hacı Seydi Evkafı, Hacı Keyvan Vakfı, Süleyman Bey Vakfı, Sadettin Efendi Vakfı, Mehmet Çelebi Vakfı, Ömeriye Cami Evkafı, Aya Sofya Camisi Evkafı, Sultan Selim Han Evkafı, Medine-i Münevver Vakfı, Kara İbrahim Çelebi Vakfı, Mahmut Çelebi Mescidi Vakfı, Yeniçeriler Ağası Yusuf Ağa Vakfı, Hazret-i Sultan Mevlâna Tekkesi Evkafı, Haremeyn-i Şerif/Haremeyn-i Şerifeyn Evkafı ve Cafer Paşa Vakıfnamesi/Ağa Cafer Paşa Vakfı adında 16 vakfın kurulduğu veya var olduğu,

  • Tedavülde bulunan paralar:

Arûs-ı Arslanlu (Hollanda), Guruş-ı Riyâl (İspanya), 48’lik Kuruş (Osmanlı Devleti), Macar Kuruşu (Macar Prensliği) ve Venedik Florisi (Venedik) gibi 5 farklı para biriminin kullanıldığı,

  • Kullanılan lakaplar:

Şekercioğlu, pasaklı, kör, gömücü, kara, topal, kürekçi ve küçük gibi lakapların kullanıldığı,

  • Esnaf grupları ve çeşitleri:

Hırdavatçı, kahveci, kasap, kazancı, kendirci, ketenci, semerci, sütçü, tahtacı, terzi, yoğurtçu ve yorgancı gibi 12 esnaf grubunun bulunduğu, buna istinaden ambarcı, değirmenci, kahveci, aşçı (tabbah), demirci, kandilci, peynirci, derici, kantarcı, pişmaniyeci, bahçeci, deveci, kazancı, sabuncu, baklavacı, dokumacı, kebapçı, sahancı, balcı, keçeci, sandalyeci, balıkçı, ekmekçi, kendirci, sandıkçı, berber, eyerci, sepetçi, bıçakçı, sinici, bohçacı, göncü, kumaşçı, halıcı, kuyumcu, sütçü, boyacı, halkacı, kürekçi, tacir, börekçi, hallaç, leblebici, tatlıcı, hasırcı, marangoz, terzi, çiftçi, hekim, muhasebeci, tüccar, çizmeci, helvacı, mumcu, yoğurtçu, çoban, hırdavatçı, müderris, yorgancı, çulcu, iplikçi, zurnacı, çuvalcı, kadayıfçı ve nalçacı/nalçeci gibi 75 çeşit meslek grubunun var olduğu,

  • Lefkoşa Mevlevihanesi’nde görev alanlar:

Seyyit Ahmet Paşa’nın mirasından kalan mallarla kurulan ve Serdar Ferhat Paşa’nın emriyle yaptırılan Lefkoşa Mevlevihanesi’nde mesnevî-hân efendi, ser-neyzen, imâm-ı tekye, neyzen-i nây, müezzin-i tekye, demkeş, kudûmzen, aşırhân, na‘athân, tabbâh-ı tekye, duâcı ve câbi-yi evkâf adında görevlilerin bulunduğu,

  • Müzik enstrümanları ve çeşitleri:

Üflemeli çalgılardan surnây (zurna) ve ney, vurmalı çalgılardan ise kudümün adı geçtiği,

  • Sicil’de geçen görevler ve unvanları:

Aya Sofya Camisi müezzinliği, Lefkoşa Azaplar Ağası/Azaban Ağası, Baf Emini, Lefkoşa Boyahanecisi, Baf Kalesi Azapları Ağası, Lefkoşa Kalesi Azapları Ağası, Baf Mukataa Nazırı, Levent, Liva Muhzırları Başı, Ser-muhzıran, Mağusa Miralayı, Başe/Beşe, Mal Defterdarı, Beğ/Bey, Beylerbeyliği, Mesarya Kadısı, Beytülmal Emini, Boyahane Mukataası, Bölükbaşı, Meşihat Kalemi, Cabi, Cafer Paşa Vakfı mütevellisi, Casus, Mevlevihane Şeyhi, Cezayir Beylerbeyi, Miralay, Çaşnigir, Miri Miran, Çavuş, Muhasebeci, Çavuşlar Kethüdası, Muhassıl, Çorbacı, Muhtesip, Çuhadar, Muhzır/Muhzırbaşı, Darussaade Ağası, Mukataa Emini, Mukataacı, Debbağhane Emini/İltizamı, Defter Kethüdalığı, mutasarrıf, Defterdar Hassı, Mübaşir, Defterdar, Müderris, Defterhane Emini, Müezzin, Defterhane-i Amire, Müftü, Demkeş, Mültezim, Dergâh-ı Ali Çavuşları/Şarapdarı, Mütevelli, Dergâh-ı Mualla Bevvapları, Müverris, Na‘athân, Derviş/Dervişan Zümresi, Naip, Deveci, Nalçacı, Dirlik, Dizdar, Neyzen, Doğancı, Odabaşı, Donanma-yı Hümayun, Omorfo Kadısı, Duacı, Efendi, Paşa, Emin, Pendaya Kadısı, Erzurum Defterdarı, Piskopi Şekerhaneleri Mukataası, Evkaf Cabisi, Piskopi Kazası Naibliği, Fetva Kâtibi, Racil, Reis, Girne Beyi, Rumeli Kazaskeri, Ruznameci, Hacı/Hâc, Hafız, Serdar, Halife, Serdarı Ekrem, Ser-muhzıran/Muhzırlar Başı, Hamr Emini, Ser-neyzen, Ser-yoğurtçu, Haremeyn-i Şerifeyn Mütevellisi, Seyyit, Hass ve Amme Beytülmal Nazırı, Sincar Sancağı, Sipahi/Sipahiyan/Sipahiler, Sipahi Bölüğü, Subaşı, Hızane-i Amire, Sultan Bevvapları, Hirsofi Emini, Sultan Önü Beyi, İhtisap Mukataası, İmam, Sultan, Kadı, Şarapdar, Şekerci, Kâğıt Emini, Şeyh, Kaim-makam, Şeyhülislâm, Kapı Yeniçerisi, Tahtacılar Şeyhliği, Kapıcı, Tebriz Mal Defterdarı, Kaptan-ı Derya, Tekke Aşçısı, Karahisar-ı Sahip Sancağı, Tekke İmamı, Karaman Beylerbeyi, Tekke Müezzini, Karpas Kadısı, Tellal, Kasap, Tercüman, Kâtip, Tersane-i Amire, Kayyum, Timar Tezkirecisi, Kıbrıs Müftüsü, Topçular/Tobçuyan Ağası, Kıbrıs Beylerbeyliği/Beylerbeyi, Tuzla Kadısı, Kıbrıs Defter Kethüdası, Tüccar, Kıbrıs Defterdarlığı, Türbedar, Kıbrıs Divan Çavuşu, Ümmü’l-Haram türbedarı, Kıbrıs Divanı, Üstat, Kıbrıs Divanı Tercümanı, Veziriazam, Yasakçı, Kıbrıs Mal Defterdarı, Yayabaşı, Kıbrıs Mevlevihane Şeyhi, Yeniçeri Ağası, Kıbrıs Miri Miranı, Kıbrıs Muhzırbaşılığı, Yeniçeriler Serdarı, Kıbrıs Naibliği, Zaim/Zuama ve Zimmet Kethüdası gibi 214 adet unvanının kullanıldığı,

  • Genel tespitler:

Köylerin toplam sayısı: 886,

Köylerin toplam hane sayısı: 24.152,

Köylerin tahmini nüfus sayısı: 120.760,

Köylerden toplanması gereken buğday ve arpanın miktarı (kile): 24.152,5

Kazalara bağlı toplam mahalle sayısı: 92,

Kazalara bağlı mahallelerdeki toplam hane sayısı: 2.730,

Kazalara bağlı mahallelerdeki tahmini nüfus sayısı: 13.650,

Kazalara bağlı buğday ve arpanın toplandığı köy ve mahalle sayısı (birim): 652,

Köy sayısının en küçük olduğu kaza: Mağusa (12 köy),

Köy sayısının en büyük olduğu kaza: Lefkoşa (113 köy),

Hane sayısının en küçük olduğu kaza: Mağusa (336 hane),

Hane sayısının en büyük olduğu kaza: Mesarya (2.679 hane),

Nüfusu en küçük olan kaza: Mağusa (1.680 kişi),

Nüfusu en büyük olan kaza: Mesarya (13.395 kişi),

Mahalle sayısının en az olduğu kazalar: Omorfo, Evdim, Hirsofi, Karpas, Kukla, Lefke, Pendaya, Tuzla, Mesarya (9 kazanın hiçbir mahallesinin bulunmadığı),

Mahalle sayısının en çok olduğu kaza: Mağusa (21 mahalle),

Mahallelerdeki toplam hane sayısının en çok olduğu kaza: Mağusa (787 hane),

Mahallelerdeki tahmini nüfus sayısının en çok olduğu kaza: Mağusa (3.935 kişi),

Mahallelerden toplanması gereken buğday ve arpanın en çok olduğu kaza: Mağusa (787 kile),

  • Mahallelerden toplanan buğday ve arpanın en çok olduğu kaza: Mağusa (514,5 kile),
  • Mahallelerden toplanamayan buğday ve arpanın en çok olduğu kaza: Gilan (437 kile),
  • Köy ve mahallelere bağlı hane sayısının en az olduğu kaza: Kukla [866 hane (köyden 866 + mahalleden 0)],
  • Köy ve mahallelere bağlı hane sayısının en çok olduğu kaza: Mesarya [2.679 hane (köyden 2.679 + mahalleden 0)],
  • Köy ve mahallelere bağlı toplam nüfus sayısının en az olduğu kaza: Kukla [4.330 kişi (köyden 4.330 + mahalleden 0)],
  • Köy ve mahallelere bağlı toplam nüfus sayısının en çok olduğu kaza: Mesarya [13.395 kişi (köyden 13.395 + mahalleden 0)],
  • Genel hükümlerden örnekler:

* Hasım güçlerin Kıbrıs’a 12.000 asker ve 9 kıta kalyonla saldıracaklarına ilişkin haber alındığı, durumun tespiti için casusların görevlendirilmesi ve denizden gelebilecek saldırılar için hazırlıklı olunması,

* Osmanlı coğrafyasının muhtelif yerlerinden Kıbrıs’a gelip yerleşen reayanın kayıtlarının tutularak İstanbul’a gönderilmesi,

* Osmanlı coğrafyasının çeşitli yerlerinden gelerek Kıbrıs’a yerleşen Müslümanların her 5 kişinin bir avarızhane sayılması,

* Cengane (Cingene/Çingene) Köyüʼnün Lefkoşa’ya bağlı olması,

* 1608 yılı itibarıyla birtakım yiyecek ürünlerinin narha bağlanması,

* 1609 yılı itibarıyla zimmilere hasıl olan vergilerin eksiksiz bir şekilde toplanması ve bunu yaparken reayanın rencide edilmemesi,

* Mustafa Paşa Medresesi’nin müderrisliğine Mevlâna Ataullah Efendi’nin tayin edilmesi,

* Kıbrıs Mevlevihanesi’nin şeyhi Muharrem’in oğlu Sadettin Efendi’nin tayin edilmesi.

 

Sonuç olarak;

KVİ’den elde edilen bilgiye göre Kıbrıs Türk halkının kültürel hayatına ve Kıbrıs’ın tarihine değer katacak olan bu kitabın dünyanın birçok araştırma ve bilim merkezlerine, saygın kütüphanelere ve üniversitelere gönderileceği, ardından ise İngilizceye çevrilerek bilimsel literatüre kazandırılacağı öğrenildi.

 

Örnek Haritalar:

 

 

 

 

 

 

SON//

 

Editörlere Notlar

 

Evkaf Hakkında, www.evkaf.org

  1. yılını kutlayan Evkaf, önemli Türk ve Müslüman geleneklerinden olan hayır işi ve iyiliği sürdürmeye devam ediyor. Merkezi KKTC başkenti Lefkoşa’da bulunan kurum, 2200’den fazla vakfı idare ediyor ve gelirleri Kıbrıs’ta her tür insana yardım etmek için kullanıyor. Eğitim, sağlık, fakirlere yardım, çevreyi koruma, hayvan refahı, dini yapıların ve tüm inançlardan insanların mezarlıklarının muhafaza edilmesi gibi birçok alanda yardım yapıyor.

 

İletişim

Daha fazla bilgi için lütfen Evkaf’ın İletişim Sorumlusu ile iletişime geçiniz:

Sesil Dereboylular, sesildereboylular@evkaf.net | 444 04 94 (Dahili: 225)

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM

“Girne’yi marka yapacağız”

Published

on

By

Girne Belediye Başkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Zeki Çeler, göreve gelmesi durumunda Girne’yi marka haline getirerek, yeniden cazibe ve çekim merkezi yaparak kente turist getirileceğini söyledi
Girne Belediye Başkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Zeki Çeler, Girne Belediyesi’nin başına genç ve dinamik bir başkan gelmesi gerektiğini savunarak, kötü yapıyı düzeltmek için ekip çalışmasına, vizyona ve tecrübeye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Yazılı açıklama yapan Zeki Çeler, Genç TV’de konuk olarak katıldığı programda, Girne Belediyesi ile ilgili çalışma ve projelerini anlattığını belirtti.
Girne Belediyesi’nin başına genç ve dinamik bir başkan gelmesi gerektiğini belirten Çeler, ekip çalışması, vizyon ve tecrübenin önemine vurgu yaptı. Çeler, “Girne’nin hak ettiği noktaya gelmesi, belediye içinde iş barışın sağlanması, altyapı ve üstyapı çalışmaları yapılması ve doğru finans yönetimi için tecrübe gereklidir. Tecrübeler kazandığım Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı dönemimde yaptığım çalışmaları vatandaş halen takdir ediyor. Göreve geldiğimde ekibim ve belediye çalışanlarıyla birlikte projeler üreteceğiz” diye konuştu. Girne Belediyesi’nin Trafik Ulaşım Master Planı’na sahip olmasına rağmen planın uygulanmadığını söyleyen Çeler, Semih Sancar Caddesi’nde yapılan çalışmanın Trafik Ulaşım Master Planı’nda uygulandığı şekilde yer almadığını kaydetti. Çeler, Girne’de yaşanan trafik sorununu çözmek için şehir planlama ve trafik uzmanlarıyla birlikte çalıştığını da belirtti. Girne’nin en büyük sıkıntılarının arasında trafik olduğunu anlatan Çeler, “Trafiğin rahatlaması için okul başlangıç ve bitiş saatleriyle ilgili Eğitim Bakanlığı’ndan düzenleme yapılmasını isteyeceğiz.
Ozanköy ve Doğanköy üzerinden alternatif kaçış yolları yapılmalı. Köprüler yapılmalı, alternatif yollar Lefkoşa anayoluna bağlanmalı ve doğu çevre yolu için hükümete baskı yapılmalı” dedi. Belediyenin maddi durumu ile ilgili de konuşan Çeler, “Belediyenin finans durumu iyi değil borçlanarak yatırım ve maaş ödeniyor. Belediye gelirlerini tam olarak toplamıyor. Göreve geldiğimizde tahsilat oranını artıracağız” diye konuştu. “Başkan artık yorulduğundan dolayı mı başarısız” diye sorulması üzerine Çeler, şöyle konuştu: “Başkan yıllardır belediyede memur ve müdür olarak görev aldı son 8 yıldır başkanlık yapıyor. Belediyede ekip çalışmasını oluşturamadı. İş barışını sağlayamadı. Huzursuzluk olan yerde hizmet olmaz. Belediye başkanı ile personel arasında da iletişimsizlik var. Ekip ruhu yerine tek imza. Belediyede müdür var mı? Resmi olarak bu görevi yürüten biri var mı? Birimler kendi uzmanlıkları üzerinde söz hakkına sahip mi yoksa başkanın tekelinde mi? Tekel olursa işte şehir, Girne bu hale dönüşür. Katılımcı belediyecilikten bahsettiler belediye personeli bile şehrin katılımcısı değil” Semih Sancar Caddesi’nde trafik konusunda artan şikayetler üzerine çalışma yapıldığına dikkat çeken Çeler, “Seçime kısa süre kala çalışmalara başladılar, başarılı olamadılar ve çalışmaları yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Başkandan gizli ve onay alınmadan iş yapılmazken, Başkan ‘Mecliste karar alındı, çalışmalarla ilgili haberim yok’ diyor” ifadelerini kullandı. Projeleri arasında trafiği rahatlatmak için toplu taşıma konusunda iyileştirmeler yapmak olduğunu aktaran Çeler, “Otobüs durakları artırılacak ve dolmuşların geçiş güzergahları genişletilecek. Araçların içi iyileştirilecek. Mobil uygulamalarıyla GPS üzerinden araçlar takip edilecek.
Toplu taşıma kullanmak isteyenler bu programlardan yararlanacak” diye konuştu. Girne Antik Limanın özelliğini ve otantik dokusunu yitirdiğini söyleyen Çeler, göreve gelmesi durumunda Girne’yi marka haline getirerek, yeniden cazibe ve çekim merkezi yaparak kente turist getirileceğini söyledi. Çeler, kentin eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılacağını belirterek, “Eski şehre teşvikler verilerek dönüşüm sağlanmalı. Çarşı ve kordonboyu aydınlatılacak. Girne’nin sosyal ve ekonomik olarak kalkınması için şehirli gibi yaşayacak turistlerin gelmesi için çalışma yapılmalı” ifadelerini kullandı. Kent içinde denize girilmesinin sağlanması gerektiğini savunan Çeler, “Atık Su Arıtma tesisinin büyük bir sorun olması son 8 yılda yatırım yapılmamasındandır. ‘Maliyetlidir’ demek kolaydır, önemli olan para bulmaktır. Hükümetten ve yurtdışından para bulunabilir. Turist kent içinde denize girebilirse, turist şehirde daha çok kalır ve para harcar” dedi. Park sorununa da değinen Çeler, Belediye’nin yeşil alanlarının park yeri olarak verildiğini söyledi. Çeler, “Yeşil alanlar sadece çocuk parkı, büfe konularak olmaz. Girne’de Alsancak Yürüyüş Yolu gibi alanlar yaratılabilir. Atıl durumda olan alanlar kente kazandırılabilir. Projelerimizi yakında açıklayacağız” diye konuştu. Gençlerin spor yapabilmesi ve kötü alışkanlıklardan uzak durması için kültür, sanat, halk dansları ve spora katkı koyacaklarını dile getiren Çeler, festivalleri 12 aya yayacaklarını, herkese hitap edecek kültürel ve sanatsal etkinlikler yapacaklarını, futbol, karate ve judo gibi sporlara gerekli desteği vereceklerini kaydetti.
Continue Reading

GÜNDEM

Havaalanında ambulans için ne bekleniyor?

Published

on

By

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü kurallarına ve işletme şartlarında havaalanında 24 saat ambulans bulundurma ve acil servis gibi sağlık hizmeti verilmesi zorunlu olmasına rağmen T&T Şirketi bu kurala uymamaya devam ediyor

 

 

 

İşletmeciliği Taşyapı firması olan T&T Şirketinin yaptığı havaalanında uzun bir zamandır ambulans ve sağlık hizmeti verilmiyor.

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kurallarına ve T&T Şirketinin KKTC ile anlaşma şartlarında havaalanında 24 saat ambulans bulundurma ve yine havaalanı içerisinde acil servis gibi sağlık hizmeti verilmesi zorunlu olmasına rağmen T&T Şirketi’nin bu kurala uymuyor.

Sivil Havacılık Dairesi yetkililerinin bu konuda derhal önlem alınması konusunda yetkili birimlere çağrı yapmış, T&T Şirketi’ne ve Sağlık Bakanlığı’na da bu konuda yazı yazmıştı.

HALKIN SESİ de bir süre önce bu konuda yayın yapmış ve başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere hükümet yetkililerini göreve çağırmıştı.

Hükümet yetkilileri ve ilgili bakanlıklar bu konuda henüz bir girişimde bulunmazken, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda neden harekete geçmediği bilinmiyor.

ICAO kurallarına göre olası uçak kaza, kırım ve yangınlara müdahil olması için Havaalanı’nda zorunlu olarak ambulans bulundurulması ve bu ambulansların hiçbir surette başka amaçlar için meydanı terk etmemesi gerektiği belirtiliyor.

Ancak buna rağmen havaalanındaki ambulans, bölgedeki köylere hizmet verdiğinden Havaalanı’nda bulunmuyor.

Bu ciddi eksiklik karşısında yetkili birimlerin derhal harekete geçmemesi nedeniyle havaalanında yaşanacak herhangi bir sağlık sorunu ya da olası bir kazada müdahalenin erken yapılamayacak olması, büyük bir ihmali de beraberinde getiriyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Hande Dönmez mest etti

Published

on

By

Maxim Royal, Türkiye’nin başarılı seslerinden Hande Dönmez konseriyle yeni sezonun perdesini açtı

Açıldığı günden bu yana Kıbrıs eğlence hayatına yön veren Maxim Royal geçtiğimiz Cumartesi 7. Sezon perdesini açtı.
Eğlencenin vazgeçilmez adresi Maxim Royal, Türkiye’nin başarılı seslerinden biri olan Hande Dönmez konseriyle, bir kez daha farkını ortaya koydu.

Kıbrıs’ta ilk kez sahne alan sanatçı, Maxim Royal sahnesinde sevenleriyle buluşmaktan çok mutlu olduğunu dile getirdi.

Gelen konukları sesiyle büyüleyen Hande Dönmez’in sahne kıyafeti ve performansı hayranlık uyandırdı.

Hande Dönmez geceye katılan Misafirlere 8 Ekim’de tekrar Maxim Royal’de sahne alacağı müjdesini verdi.

 

Continue Reading

Trending