Connect with us

GÜNDEM

“Tek bir santim vatan toprağını düşmana vermeyeceğiz”

Published

on

Gülseren’de yemin töreni heyecanı yaşandı. Mesleki asteğmen ve çavuş celbi ant içerek görevlerine başladı.
GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, tek bir santim vatan toprağını düşmana vermeyeceklerini vurguladı 45/3’üncü dönem mesleki asteğmen ve 45/4’üncü dönem çavuş celbi Gülseren Askeri Kışlasındaki yemin töreninde ant içerek görevlerine başladı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından tören, sancağın tanıtılması, ant içmenin icrası, celp adına Asteğmen Remzi M. Dalgıç’ın konuşması ve Çavuş Kürşat Akbaş’ın şiiri ile devam etti. Yaş kütüklerine dönem plaketlerinin çakılmasının ardından, başarılı personele ödülleri protokol tarafından takdim edildi. GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmalarının ardından GMB halk dansları gösterisi, Mücahitler Marşının okunması ve tören geçişiyle tören sona erdi.
GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu bugün askerlikteki en kutsal tören olan ant içme törenine katılan tüm askerlerin vatan savunmasında aldıkları ulvi görevi en iyi şekilde yerine getireceği yönündeki inancını belirtti. Topaloğlu, askerlerin atalarının başlattığı onurlu mücadelenin devamını sağlamak için görevlerinin başında olduklarını kaydederek, kendi görevlerinin de anne-babaların emanet ettiği evlatları fikren ve bedenen en iyi şekilde yetiştirerek geri göndermek olduğunu söyledi.
Yeni asteğmen ve çavuşlara seslenen Topaloğlu, ant içerek kalben askerlik mesleğine olan bağlılıklarını tescillediklerine vurgu yaptı ve hayatları boyunca akıllarından çıkarmayacakları bu andın zor zamanlarda kendilerine yol göstereceğini kaydetti. Topaloğlu, yeni celbin de, Atatürkçü düşünce sistemine bağlı, attığını vuran, disiplinli, bilgi ve becerili, milli davayı benimsemiş, dürüst ve iyi askerlerden oluştuğunu belirterek, tek bir santim vatan toprağını düşmana vermeyeceklerini kaydetti.
Yeni celbin yemin töreninin kutlu ve uğurlu olmasını dileyen Topaloğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş vatan savunmasında emek vermiş tüm mücahit ve mücahideleri sevgi, saygı ve rahmetle andığını ifade etti. TATAR Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da vatan, millet ve devletin bekası adına önemli bir gün olduğunu belirterek, Kıbrıs Türkünün çok şehit verip çok acılar çektiğini fakat Anavatan Türkiye’nin de desteğiyle bugünlere geldiğini kaydetti.
Tatar, Türkiye ile birlikte Akdeniz’de oluşturulan yeni siyasetle birlikte milli menfaatleri en iyi şekilde korumaya devam ettiklerini söyleyerek, eşit egemenlik temelinde adil ve kalıcı bir bir çözüm istencinin ve federal çözüm yolunun artık geride kaldığının, BM Genel Kurul çalışmaları için Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu’yla birlikte gidecekleri New York’ta da en yüksek tonda dile getirileceğini belirtti. Türk Ulusunun ve şanlı ordusunun bugüne kadar elde ettiği başarıların hiçbir zaman küçümsenemeyeceğini de vurgulayan Tatar, bundan sonraki görevin Devleti kurumlarıyla birlikte ileriye taşımak olduğunu söyledi.
Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM

“7.5 Milyon Euro’nun karşılığında ne verildi?”

Published

on

By

İş insanı Zeki Ziya, ülkede tartışma konusu olan “Mavi Girne Havayolu” hakkında “KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi

 

 

 

 

İş insanı Zeki Ziya, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’a çok önemli açıklamalarda bulundu…

Kıbrıslı Türk İş insanı Zeki Ziya, son günlerde tüm ülkenin tartıştığı “Milli havayolu Mavi Girne Havayolu” hakkında görüşlerini dile getirdi.

Ziya, “Mavi Girne Hava yolu hakkında yapılan açıklamalar yeterli değildir. Milli kelimesinin tanımının ne olduğunu sormak lazım. Mevcut şirketler milli değil mi? Öncelikle bu milli tanımından vazgeçmek gerekiyor. Bir havayolu şirketinin hangi ülkenin havayoluna kaydı varsa o ülkenin havayoludur. Türkiye Cumhuriyetinin diğer havayolu şirketleri gibi bu da Türkiye’nin şirketidir. Bu ancak bir iştirak olarak tanımlanabilir bunun başka bir açıklaması yoktur. Eğer buradan bir hisse alıyorsanız bunun iştiraki olur. Yapılan açıklamalara göre KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi.

Ziya, “Bu ülkeye yeni havayolu şirketleri kesinlikle girmelidir. Rekabetin artması uçak bileti fiyatlarına yansır ve bu sonrasında topluma yansır. Rekabet bu topluma fayda sağlar ama rekabet ortamı yaratırken birine ayrıcalık tanımamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Havacılık sektörünün çok büyük yatırımlar gerektirdiğinin altını çizen Kıbrıslı Türk iş insanı Zeki Ziya, “Piyasadaki oyunculardan biri senin şirketini yönetecekse bu iş olmaz. Bir şirketin kurulup devam etmesi için 2 yıllık zarar finansman kaynağını da belirlemeniz gerekir. Daha önce bizim iş insanlarımız bir şirket kurmaya niyetlendi ancak THY yöneticileri ile yapılan toplantıda dediler ki 2 yıl 65 milyon dolar zarar bütçesi olması gerekir.  Bunu duyunca çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdiki şirket de sıfırdan girecek ve piyasada yer sağlamak için mücadele edecek. Şirketi başlatmak için harcayacağınız para 30 milyon Euro civarında bir paradır. Bu işin devamı için eşit şartlarda mücadele edecekseniz eğer 150-200 milyonluk Euroluk bir zarar bütçesini karşılamanız gerekir. Eğer yüzde 25 bir hisseniz varsa, bu da 50 milyon Euro’luk bir ücrete denk gelir. Devlet olarak bunu nasıl ödeyecekseniz? Eğer siz bu şirkete bir ayrıcalık tanırsanız, piyasadaki diğer şirketler rekabet kuruluna gider” uyarısında bulundu.

‘Kaynak yok’ söylemlerini eleştiren Zeki Ziya, inşaat sektöründen çarpıcı bir örnek verdi, ‘tek bir şirketin devlete olan vergi borcu 45 milyon sterlindir’ dedi.

Ziya şöyle devam etti:

” ‘Bizim bütçe açığımız var’ diyorlar. Sadece satılan malların tapularından alacakları harçlar, bütçe açığını 10 katıyla karşılar. Bu ülkede şirket vardır, bölgesinin en büyük satıcılarındandır. 7- 8 bin konut satmıştır, 2 bin tanesinin borcu bitmiştir, Buna rağmen bırakın tapu vermeyi, tapu vermek için müracaatı yoktur Tapu Dairesi’ne. Bunun hesabını yaptım verdim. Tek bir şirketin 2 bin konut üzerinden devlete ödemesi gereken tapu harcı, KDV ve stopaj olarak borcu 45 milyon sterlindir. Adam devlete ödemediği 45 milyonla adayı satın almaya çalışır ve Kıbrıslı değildir bu insanlar. Sonradan vatandaşlık verilmiş başka ülke vatandaşlarıdır. Bu başlı başına bir konudur. Müteahhitlerin kendi hesaplamaları tüm herşey toplandığında 950 milyon sterlin civarındadır. Sizin bütçeniz nedir? Sizin paranız orada durur ne almıyorsunuz? Ülke uçar bu paralarla. Ama ülke alacağına sadece şahıslar uçar. Alın size kaynak, hadi hodri meydan.”

Continue Reading

GÜNDEM

“Girne’yi marka yapacağız”

Published

on

By

Girne Belediye Başkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Zeki Çeler, göreve gelmesi durumunda Girne’yi marka haline getirerek, yeniden cazibe ve çekim merkezi yaparak kente turist getirileceğini söyledi
Girne Belediye Başkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Zeki Çeler, Girne Belediyesi’nin başına genç ve dinamik bir başkan gelmesi gerektiğini savunarak, kötü yapıyı düzeltmek için ekip çalışmasına, vizyona ve tecrübeye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Yazılı açıklama yapan Zeki Çeler, Genç TV’de konuk olarak katıldığı programda, Girne Belediyesi ile ilgili çalışma ve projelerini anlattığını belirtti.
Girne Belediyesi’nin başına genç ve dinamik bir başkan gelmesi gerektiğini belirten Çeler, ekip çalışması, vizyon ve tecrübenin önemine vurgu yaptı. Çeler, “Girne’nin hak ettiği noktaya gelmesi, belediye içinde iş barışın sağlanması, altyapı ve üstyapı çalışmaları yapılması ve doğru finans yönetimi için tecrübe gereklidir. Tecrübeler kazandığım Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı dönemimde yaptığım çalışmaları vatandaş halen takdir ediyor. Göreve geldiğimde ekibim ve belediye çalışanlarıyla birlikte projeler üreteceğiz” diye konuştu. Girne Belediyesi’nin Trafik Ulaşım Master Planı’na sahip olmasına rağmen planın uygulanmadığını söyleyen Çeler, Semih Sancar Caddesi’nde yapılan çalışmanın Trafik Ulaşım Master Planı’nda uygulandığı şekilde yer almadığını kaydetti. Çeler, Girne’de yaşanan trafik sorununu çözmek için şehir planlama ve trafik uzmanlarıyla birlikte çalıştığını da belirtti. Girne’nin en büyük sıkıntılarının arasında trafik olduğunu anlatan Çeler, “Trafiğin rahatlaması için okul başlangıç ve bitiş saatleriyle ilgili Eğitim Bakanlığı’ndan düzenleme yapılmasını isteyeceğiz.
Ozanköy ve Doğanköy üzerinden alternatif kaçış yolları yapılmalı. Köprüler yapılmalı, alternatif yollar Lefkoşa anayoluna bağlanmalı ve doğu çevre yolu için hükümete baskı yapılmalı” dedi. Belediyenin maddi durumu ile ilgili de konuşan Çeler, “Belediyenin finans durumu iyi değil borçlanarak yatırım ve maaş ödeniyor. Belediye gelirlerini tam olarak toplamıyor. Göreve geldiğimizde tahsilat oranını artıracağız” diye konuştu. “Başkan artık yorulduğundan dolayı mı başarısız” diye sorulması üzerine Çeler, şöyle konuştu: “Başkan yıllardır belediyede memur ve müdür olarak görev aldı son 8 yıldır başkanlık yapıyor. Belediyede ekip çalışmasını oluşturamadı. İş barışını sağlayamadı. Huzursuzluk olan yerde hizmet olmaz. Belediye başkanı ile personel arasında da iletişimsizlik var. Ekip ruhu yerine tek imza. Belediyede müdür var mı? Resmi olarak bu görevi yürüten biri var mı? Birimler kendi uzmanlıkları üzerinde söz hakkına sahip mi yoksa başkanın tekelinde mi? Tekel olursa işte şehir, Girne bu hale dönüşür. Katılımcı belediyecilikten bahsettiler belediye personeli bile şehrin katılımcısı değil” Semih Sancar Caddesi’nde trafik konusunda artan şikayetler üzerine çalışma yapıldığına dikkat çeken Çeler, “Seçime kısa süre kala çalışmalara başladılar, başarılı olamadılar ve çalışmaları yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Başkandan gizli ve onay alınmadan iş yapılmazken, Başkan ‘Mecliste karar alındı, çalışmalarla ilgili haberim yok’ diyor” ifadelerini kullandı. Projeleri arasında trafiği rahatlatmak için toplu taşıma konusunda iyileştirmeler yapmak olduğunu aktaran Çeler, “Otobüs durakları artırılacak ve dolmuşların geçiş güzergahları genişletilecek. Araçların içi iyileştirilecek. Mobil uygulamalarıyla GPS üzerinden araçlar takip edilecek.
Toplu taşıma kullanmak isteyenler bu programlardan yararlanacak” diye konuştu. Girne Antik Limanın özelliğini ve otantik dokusunu yitirdiğini söyleyen Çeler, göreve gelmesi durumunda Girne’yi marka haline getirerek, yeniden cazibe ve çekim merkezi yaparak kente turist getirileceğini söyledi. Çeler, kentin eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılacağını belirterek, “Eski şehre teşvikler verilerek dönüşüm sağlanmalı. Çarşı ve kordonboyu aydınlatılacak. Girne’nin sosyal ve ekonomik olarak kalkınması için şehirli gibi yaşayacak turistlerin gelmesi için çalışma yapılmalı” ifadelerini kullandı. Kent içinde denize girilmesinin sağlanması gerektiğini savunan Çeler, “Atık Su Arıtma tesisinin büyük bir sorun olması son 8 yılda yatırım yapılmamasındandır. ‘Maliyetlidir’ demek kolaydır, önemli olan para bulmaktır. Hükümetten ve yurtdışından para bulunabilir. Turist kent içinde denize girebilirse, turist şehirde daha çok kalır ve para harcar” dedi. Park sorununa da değinen Çeler, Belediye’nin yeşil alanlarının park yeri olarak verildiğini söyledi. Çeler, “Yeşil alanlar sadece çocuk parkı, büfe konularak olmaz. Girne’de Alsancak Yürüyüş Yolu gibi alanlar yaratılabilir. Atıl durumda olan alanlar kente kazandırılabilir. Projelerimizi yakında açıklayacağız” diye konuştu. Gençlerin spor yapabilmesi ve kötü alışkanlıklardan uzak durması için kültür, sanat, halk dansları ve spora katkı koyacaklarını dile getiren Çeler, festivalleri 12 aya yayacaklarını, herkese hitap edecek kültürel ve sanatsal etkinlikler yapacaklarını, futbol, karate ve judo gibi sporlara gerekli desteği vereceklerini kaydetti.
Continue Reading

GÜNDEM

Havaalanında ambulans için ne bekleniyor?

Published

on

By

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü kurallarına ve işletme şartlarında havaalanında 24 saat ambulans bulundurma ve acil servis gibi sağlık hizmeti verilmesi zorunlu olmasına rağmen T&T Şirketi bu kurala uymamaya devam ediyor

 

 

 

İşletmeciliği Taşyapı firması olan T&T Şirketinin yaptığı havaalanında uzun bir zamandır ambulans ve sağlık hizmeti verilmiyor.

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kurallarına ve T&T Şirketinin KKTC ile anlaşma şartlarında havaalanında 24 saat ambulans bulundurma ve yine havaalanı içerisinde acil servis gibi sağlık hizmeti verilmesi zorunlu olmasına rağmen T&T Şirketi’nin bu kurala uymuyor.

Sivil Havacılık Dairesi yetkililerinin bu konuda derhal önlem alınması konusunda yetkili birimlere çağrı yapmış, T&T Şirketi’ne ve Sağlık Bakanlığı’na da bu konuda yazı yazmıştı.

HALKIN SESİ de bir süre önce bu konuda yayın yapmış ve başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere hükümet yetkililerini göreve çağırmıştı.

Hükümet yetkilileri ve ilgili bakanlıklar bu konuda henüz bir girişimde bulunmazken, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda neden harekete geçmediği bilinmiyor.

ICAO kurallarına göre olası uçak kaza, kırım ve yangınlara müdahil olması için Havaalanı’nda zorunlu olarak ambulans bulundurulması ve bu ambulansların hiçbir surette başka amaçlar için meydanı terk etmemesi gerektiği belirtiliyor.

Ancak buna rağmen havaalanındaki ambulans, bölgedeki köylere hizmet verdiğinden Havaalanı’nda bulunmuyor.

Bu ciddi eksiklik karşısında yetkili birimlerin derhal harekete geçmemesi nedeniyle havaalanında yaşanacak herhangi bir sağlık sorunu ya da olası bir kazada müdahalenin erken yapılamayacak olması, büyük bir ihmali de beraberinde getiriyor.

Continue Reading

Trending