Connect with us

GÜNDEM

Ortadoğu Yanarken Kıbrıs Masası Neden Dondu?

Published

on

 

Beş Yılın Sessiz Gerçeği

2020–2025 arası…

Dünya aynı anda üç büyük yangının içinde kavrulurken, Kıbrıs masası buz tuttu.

Suriye… Filistin… Ukrayna…

Savaşlar büyüdü, haritalar yeniden çizilirken Kıbrıs meselesi tarihin en uzun “bekleme odasına” alındı.

Bu beş yılda KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın izlediği politika, Rum liderlerin söylemleri ve uluslararası aktörlerin önceliklerinin değişmesi birleşince müzakereler neredeyse tamamen kilitlendi. Peki neden?

Savaşlar Çığlık Atarken Diplomasi Sağırlaştı

Suriye’deki iç savaşın dalgaları hâlâ Türkiye’nin kapısında kırılırken, Gazze 2023’ten itibaren tarihin en ağır yıkımlarından birine sürüklendi. Aynı yıllarda Rusya–Ukrayna savaşı Avrupa’yı bir daha geri dönmeyecek şekilde yeniden şekillendirdi. Bu tabloda ne AB’nin ne ABD’nin ne de BM’nin enerji kapasitesi kaldı.

Tam da bu yüzden Kıbrıs dosyası, uluslararası ajanslarda “aciliyet taşımayan sorun” kategorisine indirildi.

Tatar’ın Masaya Koyduğu Yeni Parametre: “İki Devlet”

2020’de göreve gelen Sayın Ersin Tatar, Türk tarafının uzun süredir söylem düzeyinde dile getirdiği iki devletli çözümü kurumsal bir politika haline getirdi.

Tatar’ın en net cümlesi şuydu: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu toprakların gerçek devletidir ve eşit egemenlik kabul edilmeden federasyon konuşulamaz.”

Bu açıklama, Rum tarafı üzerinde iki etkide bulundu:

  1. “Ortak zemin yok” söylemi Güney’de artık resmi politika haline geldi.
  2. AB, Tatar’ın bu duruşu nedeniyle müzakerelerde “start düğmesine” basmadı.

Rum lider Nikos Hristodulidis açıkça şöyle dedi:

“İki devletli çözümü asla tanımayız. Federasyon dışındaki hiçbir model müzakere edilemez.” Crans-Montana sonrası federasyona zaten inancı zayıflayan Rum kamuoyu da bu söylemleri destekledi. Sonuç: Siyasi eşitlik bile tartışılamaz hale geldi.

Rum Kesiminde Değişmeyen Ezber: “Sıfır Asker, Sıfır Garanti”

Önce Anastasiadis, sonra Hristodulidis…

İki liderin de cümleleri farklı olsa da öz aynı kaldı: “Türkiye’nin garanti sistemi son bulmadan çözüm olmaz.” Bu yaklaşım, Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri ve Türkiye-Yunanistan rekabeti düşünüldüğünde tamamen teorikti.

Uluslararası Gündem Kıbrıs’ı Geride Bıraktı

Savaşların diplomasi üzerindeki etkisi görünenden daha büyüktü:

  1. AB için Ukrayna savaşı = “hayatta kalma” meselesi

Kıbrıs, Brüksel’in acil öncelikleri listesinde 6–7’inci sıraya düştü.

  1. ABD için İsrail–Gazze dosyası öncelikli hale geldi

Washington, Doğu Akdeniz’de istikrar sağlamak için Rum kesimini Türkiye’ye karşı “denge unsuru” olarak kullanmayı tercih etmedi; tamamen Orta Doğu’da sıkıştı.

  1. BM’nin Suriye ve Gazze krizine yönelmesi

Kıbrıs özel temsilcisi bile iki yıla yakın atanamadı. Diplomasi, en basit hâliyle, sürekli ilgi ve odaklanma ister.

 

Doğu Akdeniz Enerji Rekabeti: Ateşe Benzin

 

İsrail–Yunanistan–Güney Kıbrıs üçlüsünün kurduğu enerji hattı projeleri, Türkiye–KKTC hattıyla doğrudan çelişti. Bu nedenle Rum tarafının müzakere motivasyonu daha da azaldı. Kendi enerji rolünün artacağını düşünen Lefkoşa, “statükonun işine geldiği” yılları yaşadı.

Peki Beş Yılın Asıl Özeti Ne?

 

Gerçek şu: Kıbrıs müzakereleri savaşlar yüzünden değil, savaşların yarattığı jeopolitik dikkat dağınıklığı ve tarafların değişen pozisyonları yüzünden dondu. KKTC -Türkiye  “eşit egemenlik” kararı; Rumların “federasyon dışında hiçbir model yok” ezberi ve uluslararası aktörlerin “daha büyük ateşleri söndürmeye çalışması” bu dönemi tarihin en durağan beş yılına çevirdi.

 

Şimdi Sayın Tufan Erhürman Dönemi Ne Vaat Ediyor?

Yeni KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman göreve geldi ve ilk açıklamalarıyla Kıbrıs dosyasına yeni bir ritim getirdi.

Peki bu ritmin müzakere sürecine etkisi ne olacak?

“Gerçekçi, uluslararası hukukla uyumlu, karşılıklı güvene dayalı müzakere zemininin yeniden oluşturulması şarttır.”

Erhürman açıkça:

  • BM parametreleri içinde bir çözümün mümkün olduğunu,
  • Kıbrıslı Türklerin uluslararası izolasyonunun sürdürülemez olduğunu,
  • Müzakerelerin ‘ortak zemin yok’ bahanesine kurban edilemeyeceğini vurguluyor.

 

Elbette,  Erhürman federasyon derken eski Rum tezlerini kabul eden bir pozisyon sunmadığını her açıklamasına ekliyor. Lisans eğitimimi Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde tamamlamış, Yeditepe Üniversitesi’de yüksek lisans ve İstanbul Üniversitesi’de doktora tezlerini Kıbrıs ekseninde yazmış, bu alanda yıllardır üreten bir akademik tarihçi  olarak Erhürman’ın seçim sürecinde “federasyon” kelimesini ilk duyduğumda, GKRY’nin çözüm iradesine inanmadığım için ciddi bir kuşku duymuştum. 2016 yılında NTV kanalında; sayın Mete Çubukçu’nun Pasaport programına katıldığımda da söylediğim inancım federasyon tezi ile çözümün imkansız olduğu idi. Sonuç olarak dediğim gibi de oldu. Sayın Erhürman, federasyon  yalnız Rum tarafının değil, uluslararası hukuk karşısında da Kıbrıs Türk halkının güvenliğini, statüsünü ve geleceğini garanti eden bir zemin olduğunu anlatmaya çalıştığını buna daha geniş perspektiften bakmak gerektiği fikrine kanaat ettim. Tabii zaman içinde bunu daha net göreceğiz.

“Erhürman’ın federasyon söylemini, ‘Siyasi eşitlik tartışılmaz; ancak iki devlet ön koşulu sürdürüldüğü takdirde Rum tarafını müzakere masasına çekmek mümkün değildir’ şeklindeki vurgusuyla birlikte okumak gerekir; zira bu yaklaşım, statükonun yeniden üretimi anlamına gelmeyen, tam tersine müzakere süreçlerinin yeniden işlevsel hale getirilmesini hedefleyen diplomatik konumlanışa işaret etmektedir. Bu bağlamda, Gazze’de ateşkes sonrası Batı’nın Doğu Akdeniz’de yeni bir düzen arayışına, uluslararası toplumun Kıbrıs dosyasını yeniden görünür kılma hazırlıkları yaptığına dair işaretleri güçlendirmekte ve bölgesel konjonktürün ‘Kıbrıs meselesinin yeniden müzakere edilebilir hale gelmesi’ yönünde bir ivme oluşturduğu görülmektedir.

Doğu Akdeniz’deki enerji hatlarına ilişkin gelişmeler de bu çerçevede önem kazanmaktadır. Yakın dönemde Ukrayna ile Yunanistan arasında imzalanan enerji anlaşması, Atina’nın kendisini “Avrupa’nın yeni doğalgaz merkezi” olarak konumlandırma stratejisinin somut bir adımıdır. Başbakan Kiryakos Miçotakis, ABD’den tedarik edilen LNG’nin Ukrayna’ya ulaştırılması için kurulan hattı “Orta ve Doğu Avrupa’ya açılan yeni bir enerji kapısı” olarak tanımlamıştır. Anlaşmaya göre Amerikan LNG’si önce Revithoussa terminalinde yeniden gaza dönüştürülecek, ardından Dikey Koridor aracılığıyla Ukrayna’ya iletilecektir.

Bu gelişmeler, Kıbrıs meselesinin çözüm perspektifini doğrudan etkileyen yeni bir parametreyi işaret etmektedir. KKTC ve Türkiye’nin de masadaki paydaş rolü, Sayın Erhürman’ın yaklaşımıyla birleştiğinde, Kıbrıs müzakere sürecinin yeniden başlamasına ve hızlanmasına olanak tanımaktadır. Böylece, Ortadoğu’nun stratejik dilimi olarak Kıbrıs, uluslararası gündemde tekrar görünür hale gelecek ve müzakere masasında yeni bir sayfa açılacaktır.

GKRY, Erhürman’ın seçilmesini müzakere sürecinin yeniden canlanması açısından olumlu karşılasa da, aynı zamanda masadan talep ettiklerini almadan kalkmayacak güçlü bir liderle karşı karşıya olmanın yarattığı tedirginliği de hissetmektedir; zira Erhürman’ın kararlı ve hazırlıklı müzakere çizgisi, Rum tarafında “eski ezberlerle bu süreci yönetemeyebiliriz” endişesini beraberinde getirmiştir.

 

Güney Kıbrıs İçin Çözümsüzlük Avantaj mı?

Bir dönem evet. Ama bugün hayır.

Rum kesimi:

  • Enerji projelerini ilerletemiyor
  • Türkiye’yi by-pass edemiyor
  • AB içindeki etkisini kaybediyor

 

“Ne var ki, Rum liderliğinin ‘çözümsüzlük artık Güney Kıbrıs’ın stratejik çıkarına hizmet etmiyor’ söylemi, aynı dönemde KKTC bayraklarının yakıldığı, KKTC’nin ilan günü düzenlenen protestoların provoke edilerek tansiyonun bilinçli biçimde yükseltildiği eylemlerle yan yana geldiğinde, Kıbrıs Rum siyasetinin söylemsel düzlemde çözüm arayışına yöneldiğini iddia ederken pratikte hala çatışmacı reflekslerini terk etmediğini gösteren çarpıcı bir çelişki ortaya koymaktadır.” Ancak, bu bakış açısıyla çözümün nasıl mümkün olabileceği hala belirsizliğini korumaktadır.

 

 

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

“Online casino ülkemiz için atom bombasıdır”

Published

on

Ülke turizminin bugününü değerlendirip fırsatlar ve risklerle ilgili değerlendirmede bulunan Merit Otelleri Dijital Pazarlama Direktörü Aziz Korkmaz, yasadışı olmasına rağmen sanal casino oyunlarının ülke geleceği için atom bombası niteliğinde olduğuna dikkat çekti.

Aziz Korkmaz Kıbrıs TV’de yayınlanan “Ben Bilirim” programına konuk olan Kuzey Kıbrıs turizmine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Havalimanı yolundan toplu taşımaya, Rum lobisinin dijital karalama kampanyalarından online casino tehdidine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmeler yapan Korkmaz, “Yol medeniyettir, ışık medeniyettir. Online casino ise bu ülke için bir atom bombasıdır” sözleriyle gündem yaratacak mesajlar verdi.

Korkmaz, Kuzey Kıbrıs’ın turizmde büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin yalnızca otellerin başarısıyla taşınamayacağını vurguladı. Özellikle havalimanı yolundaki aydınlatma eksikliğine dikkat çeken Korkmaz, turistin ülkeye ilk temas ettiği noktanın karanlık ve düzensiz bir görüntü vermesinin KKTC’nin imajına zarar verdiğini söyledi.

“TURİSTE MERHABA DEDİĞİMİZ YOL KARANLIK OLMAMALI”

Ercan Havalimanı yolunun ülkenin dünyaya açılan kapısı olduğunu belirten Korkmaz, bu güzergâhın hâlâ yeterli aydınlatmaya sahip olmamasını eleştirdi.

“Turiste merhaba dediğimiz yer orası. Fakat yol inanılmaz karanlık. Sanki bir karanlığın içerisindeyiz. Havalimanını yenilemek elbette güzel ama o havalimanına giden yol da bu ülkenin vitrini” diyen Korkmaz, çok basit çözümlerle önemli fark yaratılabileceğini söyledi.

Korkmaz, fosforlu yol çizgileri gibi düşük maliyetli uygulamaların Avrupa’da kullanıldığını hatırlatarak, “Amerika’yı yeniden keşfetmenin anlamı yok. Çok basit çözümlerle hem güvenliği artırabiliriz hem de ülkeye ikonik bir görünüm kazandırabiliriz” ifadelerini kullandı.

“BİR YOL KAÇ KERE YAPILIR?”

Programda Girne-Lefkoşa yolu ve genel yol altyapısına da değinen Korkmaz, ulaşımın turizm kalitesinin en temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Yol, ışık ve yönlendirme sistemlerinin yalnızca yerel halk için değil, turistin güvenliği ve ülke algısı için de kritik olduğunu söyleyen Korkmaz, “Bir yol kaç kere yapılır anlamadık gitti” sözleriyle altyapıdaki tekrar eden sorunlara dikkat çekti.

“TURİST OTELDEN ÇIKMAK İSTİYOR, CASİNO-OTEL ARAÇLARI VE TAKSİLER OLMASA TOPLU TAŞIMA İMKANSIZLIKLARIYLA BU MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR”

Korkmaz’ın en önemli vurgularından biri de toplu taşıma eksikliği oldu. Kuzey Kıbrıs’a gelen turistlerin sadece otel içinde kalmadığını, özellikle turnuva ve etkinlik turizmiyle gelen misafirlerin ailelerinin, arkadaşlarının ve refakatçilerinin ülkeyi gezmek istediğini belirten Korkmaz, mevcut ulaşım altyapısının bu talebi karşılayamadığını söyledi.

“Otellerin araçları var, taksiciler büyük emek veriyor ama matematiksel olarak bu talebi karşılamak mümkün değil. Toplu taşımanın olmadığı yerde turist özgürce hareket edemez” diyen Korkmaz, raylı sistem fikrinin yeniden gündeme alınması gerektiğini ifade etti.

Korkmaz’a göre toplu taşıma yalnızca turisti rahatlatmayacak; aynı zamanda otellerin, taksicilerin, Airbnb işletmecilerinin ve yerel esnafın üzerindeki baskıyı da azaltacak.

“TURNUVA TURİZMİ AMBARGOYU DELEN MİLLİ BİR MESELEDİR”

Programda poker turnuvalarına ve uluslararası organizasyonlara da geniş yer ayıran Korkmaz, Merit markasının ev sahipliği yaptığı turnuvaların Kuzey Kıbrıs için yalnızca bir casino etkinliği olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Korkmaz, “Yaptığımız her uluslararası organizasyon, ambargoyu biraz daha deldiğimiz, kapıları biraz daha açtığımız, kendimizi dünyaya biraz daha tanıttığımız milli bir meseledir” dedi.

Poker, e-spor, konser ve kongre gibi uluslararası organizasyonların ülke tanıtımı için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Korkmaz, bu etkinliklerin KKTC’ye yatırım, nitelikli insan hareketliliği ve dijital görünürlük sağlayabileceğini vurguladı.

“RUM LOBİSİ SADECE SİYASETTE DEĞİL, DİJİTALDE DE SALDIRIYOR”

Aziz Korkmaz’ın en dikkat çeken açıklamalarından biri de Rum lobisine yönelik oldu. Korkmaz, Rum tarafının Kuzey Kıbrıs turizmini itibarsızlaştırmak için dijital platformlarda sistematik negatif yorumlar yaptığını ileri sürdü.

Korkmaz, “Eğer biz kendimizi savunmazsak, algoritmalar onların yazdığı gibi anlatacak” diyerek dijital dünyada sessiz kalmanın büyük bir hata olduğunu söyledi.

Google yorumları, sosyal medya paylaşımları ve uluslararası platformlardaki negatif içeriklere karşı KKTC halkının daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini belirten Korkmaz, “Gördüğümüz her yanlış yoruma medeni, kibar ama net bir şekilde cevap vermeliyiz. Biz burada cennette yaşıyoruz demeliyiz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN VARLIĞINI TEHDİT GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Korkmaz, Rum tarafının Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki varlığını uluslararası PR malzemesi haline getirdiğini de söyledi. Bölgedeki savaş atmosferinin ve Güney Kıbrıs’ın askeri ilişkilerinin turizm algısı üzerinde baskı yarattığını ifade eden Korkmaz, KKTC’nin bu söylemlere karşı ortak bir duruş geliştirmesi gerektiğini belirtti.

“Türkiye’nin burada olması hepimizin can güvenliği demektir. Bunu tehdit gibi göstermeye çalışıyorlar. Buna karşı kavga ederek değil, medeni ve güçlü bir antitezle cevap vermeliyiz” dedi.

“ONLİNE CASİNO RUM LOBİSİ KADAR TEHLİKELİDİR”

Programın en sert çıkışı ise online casino başlığında geldi. Korkmaz, Kuzey Kıbrıs için land-based yani fiziki casino ve otel yatırımlarının büyük istihdam, vergi, satın alma ve ekonomik canlılık yarattığını belirterek, online casino modelinin bu yapıyı yıkabileceğini söyledi.

“Online casino bizim için birincil tehditlerden biridir. Rum kadar tehlikelidir” diyen Korkmaz, fiziki casino ve otel işletmelerinin binlerce kişiye istihdam sağladığını, buna karşılık online casino modelinin birkaç kişilik ofislerle devasa bir ekonomik yapıyı devre dışı bırakabileceğini ifade etti.

Korkmaz, “Online casino bu ülke için atom bombası kadar tehlikelidir. İstihdam kaybolur, esnaf etkilenir, restoranlar, okullar, üniversiteler, bütün ekonomi kriz sarmalına girer” sözleriyle uyarıda bulundu.

“BU ÜLKEYE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK İHANETLERDEN BİRİDİR”

Online casino girişimlerine karşı çok net bir duruş sergileyen Korkmaz, bu alanın denetlenmesinin neredeyse imkânsız olduğunu söyledi. İnternetin kaotik yapısına, kripto para hareketlerine ve yasa dışı bahis risklerine dikkat çeken Korkmaz, fiziki casino yatırımlarının ise lisanslı, kayıtlı ve denetlenebilir olduğunu belirtti.

“Buradaki tesislerin sahibi belli, çalışanı belli, müdürü belli, yatırımı belli. İnternette ise muhatap yok. Online casinoyu Kuzey Kıbrıs’a sokmaya çalışmak, bu ülkeye yapılabilecek en büyük ihanetlerden biridir” dedi.

Programın sonunda Korkmaz, Kuzey Kıbrıs turizmi için yapay zekâ destekli dijital rehber uygulaması önerisini yeniden gündeme getirdi.

Bu uygulamanın turistin taksi, otel, müze, restoran, tarihi alan ve gezi rotalarına kolayca ulaşmasını sağlayabileceğini söyleyen Korkmaz, klasik broşür döneminin geride kaldığını belirtti.

“Turist Girne Kalesi’ne yaklaştığında telefonuna bildirim gidecek. Kendi dilinde oranın hikâyesini dinleyecek. Alman ise Almanca, Japon ise Japonca, İngiliz ise İngilizce anlatacağız. Bu teknoloji artık var” diyen Korkmaz, böyle bir uygulamanın Kuzey Kıbrıs turizmi için gecikmiş ama çok gerekli bir adım olduğunu söyledi.

Korkmaz, “Kimse yapmazsa ben yapacağım. AI ile oturup yazacağım, yaptık oldu diye ortaya koyacağım” sözleriyle de dikkat çekti.

Programın sonunda KKTC turizmi için birlik çağrısı yapan Aziz Korkmaz, ülkenin hem tanıtılması hem de savunulması gerektiğini söyledi.

Korkmaz, “Rum lobisine karşı tek yumruk olmalıyız. Uluslararası organizasyonlarımıza sahip çıkmalıyız. Yol medeniyettir, ışık medeniyettir. Basit çözümlerle, küçük nüanslarla çok güzel işler yapılabilir” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

 

Continue Reading

GÜNDEM

“KSTBÜ’nün yeni vizyonu Güzelyurt’a değer katacak”

Published

on

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Genel Sekreteri Cenk Paşa, Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’ı yeni belediye binasında ziyaret etti.

Gerçekleştirilen görüşmede üniversitenin yeni vizyonu, akademik gelişim süreci ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan stratejik projeler detaylı bir şekilde değerlendirildi. Ayrıca görüşmede, ilerleyen süreçte hayata geçirilmesi planlanan iş birlikleri kapsamında Güzelyurt bölgesinin kalkınması ve canlandırılmasına yönelik projeler de ele alındı.

Belediye Başkanı Özçınar, nazik ziyaretinden dolayı Cenk Paşa’ya teşekkür ederek üniversitenin bölgenin hem sosyal hem de ekonomik gelişiminde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Cenk Paşa ise ziyarette yaptığı konuşmada, üniversitenin sahip olduğu akademik birikim ve nitelikli insan kaynağıyla bölgesel kalkınmada önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

Paşa sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni vizyonumuz doğrultusunda yenilikçi, sürdürülebilir ve topluma değer katan projelerle üniversitemizi daha ileriye taşımayı hedefliyoruz. Bu yönde yapacağımız iş birlikleri ile en kısa sürede bölgenin kalkınacağına inanıyorum.”

Continue Reading

GÜNDEM

Çocuklar Merit’te doyasıya eğlendi

Published

on

Merit Otellerinin geleneksel 23 Nisan şenlik ve eğlenceleri Merit Park Hotel’de yapıldı

Merit International Sosyal İşler Koordinatörlüğü tarafından Merit Park Hotel’de düzenlenen Merit Otelleri İlkokullar 23 Nisan Oyunları ve Eğlencesi, bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilerek çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılı, Merit Park Hotel’in ev sahipliğinde büyük bir coşku ve yoğun katılımla kutlandı.

27 ve 30 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklerde, Girne bölgesindeki ilkokullardan gelen yaklaşık 800 öğrenci bayram sevincini doyasıya yaşadı. Mustafa Çağatay İlkokulu, 23 Nisan İlkokulu, Karaoğlanoğlu İlkokulu, Şehit Hasan Cafer İlkokulu, Tepebaşı İlkokulu, Çamlıbel Aysun İlkokulu, Lapta İlkokulu ve Alsancak İlkokulu öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen şenlik, renkli görüntülere sahne oldu.

Merit International Sosyal İşler Koordinatörlüğü öncülüğünde, Meritta Club ekibi tarafından organize edilen etkinliklerde çocuklara özel birbirinden eğlenceli aktiviteler sunuldu. Tırmanma parkuru, basketbol alanı, timsah parkur, orman temalı kaydırak, safari park ve canlı langırt gibi şişme oyun alanları, şenliğin en çok ilgi gören bölümleri arasında yer aldı. Çocuklar, etkinlikler sayesinde enerjilerini keyifle değerlendirirken, kendileri için hazırlanan ikramların da tadını çıkardı.

Etkinliğe katılan Merit International Sosyal İşler Koordinatörü Mine Gürses ve ekibi, çocuklarla yakından ilgilenerek bayram sevincini birlikte paylaştı. Mine Gürses yaptığı açıklamada,

“Çocuklarımız, yarınlarımızın en kıymetli temsilcileridir. Onların yüzündeki mutluluğa ortak olmak ve böylesine anlamlı bir günde bir arada bulunmak bizler için büyük bir değer taşıyor. Merit International olarak, sosyal sorumluluk çalışmalarımızla çocuklarımızın gelişimine katkı sağlamaya ve onların hayatlarına dokunan projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Merit Park Hotel’de düzenlenen şenlik, eğlenceli aktiviteler ve sürprizlerle çocuklara keyif dolu anlar sundu. Meritta Club’ın sevilen maskotları Meritta, Adalım ve Potin, çocuklarla bir araya gelerek etkinliğe neşe kattı. Program sonunda çekilen hatıra fotoğrafları ise bu özel günü kalıcı anılara dönüştürdü.

Merit International, topluma katkı sağlama misyonu doğrultusunda sosyal sorumluluk projelerini sürdürmeye, çocukların eğitimine ve gelişimine destek olmaya devam edecek.

 

 

Continue Reading

gündem